Ağızdaki Taşın Hikmeti - Dini Hikayeler - Hikaye, Hikayeler, Makaleler, Aşk Hikayeleri, Yaşanmış Hikayeler, Sevgi Hikayeleri, Efsane Hikayeleri, Duygusal Hikayeler, Dostluk Hikayeleri, Dini Hikayeler, İslami Hikayeler, Komik Hikayeler, Gerçek Hikayeler.- Nazik.net
Hikaye, Hikayeler, Hikayeleri Online
Ziyaretçi
2
 

Sitede Ara Webde Ara
Tüm Arananlar
 
 
 
Dini Hikayeler

Ağızdaki Taşın Hikmeti
Birgün Hazret-i Ebû Bekr (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se`âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba`zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se`âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr `radıyallahü teâlâ anh` Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:

- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, . edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.

Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn `s.a.v.` buyurdu ki:

- Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la`înin olduğu yerde, ben durmam.

Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a) ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat`î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi.


« Önceki Sonraki »








Dini Hikayeler
Kimseye Yalan Söyleme
Küpü Kıran Köpek
Eski Çoraplar
Kocasını Şikayet Eden Kad
Kendini Tehlikeye Atmak
Kelime-i Şehadetin Ağırlı
Kefendeki Mektup
Kefen Soyanın Hali
Karunun Hazinesi
Karınca Ile Hz. Süleyman
Kanlı Elbiseler
Kadının Kocasından Kısas
Kadına Yanlış Fikir Veren
Kadın Ve Vali
Kabirde Konuşan Genç
İstanbulun Manevi Fatihi
İpin Hesabı
Şeytanla Karşılaşan Adam
İnsanların En Bilgini
Cuma Namazının Ehemmiyeti
Tüm Dini Hikayeler
 
 
Copyright © 2011 Nazik.net Her hakkı saklıdır. | Mutfak banyo modelleri | Bilezik modelleri | Mobilya dekorasyon | Mobilyalar | Dekorasyon | Sitemap |