Eğer Göndermeseydi - Dini Hikayeler - Hikaye, Hikayeler, Makaleler, Aşk Hikayeleri, Yaşanmış Hikayeler, Sevgi Hikayeleri, Efsane Hikayeleri, Duygusal Hikayeler, Dostluk Hikayeleri, Dini Hikayeler, İslami Hikayeler, Komik Hikayeler, Gerçek Hikayeler.- Nazik.net
Hikaye, Hikayeler, Hikayeleri Online
Ziyaretçi
4
 

Sitede Ara Webde Ara
Tüm Arananlar
 
 
 
Dini Hikayeler

Eğer Göndermeseydi
Hazret-i Ömer (r.a), hilâfeti zemânında, rûm pâdişâhına adam gönderip, dîne da`vet eyledi. Rûm pâdişâhı da kıymetli hediyyeler ile elçi gönderdi. Elçi Medîne-i münevvereye geldi. Hediyyesini alıp, hazret-i Ömer (r.a) ile buluşulduğu mahalde, hazret-i Ömer, bir kadıncağızın dıvârını yapıyor idi. O hâlde iken, haber verdiler ki,
-Rûm pâdişâhının elçisi geldi. Emriniz nedir.
Buyurdular ki,
-Ssöyleyin, gelsin. Ellerinizi yıkayıp, bir yerde otursanız, olmaz mı, dediler. Râzı olmadı. Ne yapsınlar. Elçiyi çağırıp, hazret-i Ömer ile buluşdurdular.
Elçi, hazret-i Ömeri bu hâlde görüp, dedi ki,
-Arab pâdişâhı bu mudur. Eğer böyle olduğunu bilseydim, gelmezdim. Rûm pâdişâhı da beni buraya göndermezdi.
Hazret-i Ömer iki mubârek parmaklarıyla işâret edip, buyurdular ki,

-Eğer göndermeseydi, onun iki gözünü çıkarırdım.

Târîh yazdılar ki, meğer hazret-i Ömer böyle işâret etdiği gibi, rûm pâdişâhı oturduğu yerde iki balçıklı parmak gelip, iki gözünü çıkardı. Hattâ parmaklarının balçığı iki gözünün üzerinde yapışıp kaldı. Her . ne kadar uğraşdılar ise de, gidermek mümkin olmadı. Bir zemândan sonra elçi, izin alıp, rûm pâdişâhına geldiğinde, gördü ki, iki gözü de amâ olmuş. Sebebini süâl eyledi. Ahvâli anlatdılar. Ta`accüb edip, o da hazret-i Ömer ile geçen ahvâli bunlara bildirdi.

Ba`zı rivâyetlerde, rûm pâdişâhının elçisi geldiği vakt, Eshâb-ı güzîn hazret-i Ömerin (ra) yanında otururlar idi. Hazret-i Ömer, hurma lifinden bir gömlek giymiş, dokuz yerinden yamanmış idi. Acabâ, sultânım, mubârek arkanıza bir kaftan alsanız câiz olmaz mı, dediklerinde, hemen hazret-i Ömer (ra) gadaba gelip, dedi ki:
-Dahâ bu iitibâr görmek arzûsundan kurtulmadınız mı. Dîn-i islâmda kudreti böyle mi fehm etdiniz. Bize dîn-i islâmın şerefi yetmez mi. Dîn-i islâmdan efdal ve eşref bir nesne varmıdır ki, ona i`tibâr edersiniz. Bu se`âdet ve bu devlet ki, Hak sübhânehü ve teâlâ hazretleri bize ihsân eylemişdir. Kime müyesser olmuşdur ki, dîn-i islâm tâcını başımıza koydu. Şer`ı şerîfi Muhammedî elbisesini arkamıza giydirdi. Kalbimizi kelime-i şehâdet ile münevver eyledi. Allah, Allah! Dîn-i islâm kadrini bilmemişsiniz. Ancak kendinizi halka libâs ile mi göstermek istersiniz.

O şeklde gadaba geldi ki, belki kimse öyle gadaba gelmemişdir. Söyliyenler pişmân olup, artık, cevâba kâdir olmayıp, başlarını aşağıya eğip, sükût eylediler. Şimdi, bizim sultânlarımız bu hâl ile dünyâda geçinip, asla i`tibâr etmeyince, bize de lâyık olan budur ki, onların yolunu gözetip, kıyâmet gününde, Allahü teâlânın huzûruna ve Habîbullahın (sav) huzûruna vardıkda mahcûb olmayalım.


« Önceki Sonraki »








Dini Hikayeler
Kimseye Yalan Söyleme
Küpü Kıran Köpek
Eski Çoraplar
Kocasını Şikayet Eden Kad
Kendini Tehlikeye Atmak
Kelime-i Şehadetin Ağırlı
Kefendeki Mektup
Kefen Soyanın Hali
Karunun Hazinesi
Karınca Ile Hz. Süleyman
Kanlı Elbiseler
Kadının Kocasından Kısas
Kadına Yanlış Fikir Veren
Kadın Ve Vali
Kabirde Konuşan Genç
İstanbulun Manevi Fatihi
İpin Hesabı
Şeytanla Karşılaşan Adam
İnsanların En Bilgini
Cuma Namazının Ehemmiyeti
Tüm Dini Hikayeler
 
 
Copyright © 2011 Nazik.net Her hakkı saklıdır. | Mutfak banyo modelleri | Bilezik modelleri | Mobilya dekorasyon | Mobilyalar | Dekorasyon | Sitemap |