Heybedeki Altınlar - Dini Hikayeler - Hikaye, Hikayeler, Makaleler, Aşk Hikayeleri, Yaşanmış Hikayeler, Sevgi Hikayeleri, Efsane Hikayeleri, Duygusal Hikayeler, Dostluk Hikayeleri, Dini Hikayeler, İslami Hikayeler, Komik Hikayeler, Gerçek Hikayeler.- Nazik.net
Hikaye, Hikayeler, Hikayeleri Online
Ziyaretçi
6
 

Sitede Ara Webde Ara
Tüm Arananlar
 
 
 
Dini Hikayeler

Heybedeki Altınlar
Yalova’da bir imâm vardı ki, Yahyâ Efendiyi büyük bilir ve çok severdi. Zaman zaman ziyâretine gelirdi. Bu imâmın çoluk çocuğu kalabalık olup, maddî sıkıntı içindeydi. Fakat o sabreder fakirliğini gizler, kimseye bir şey söylemezdi. Bir gün yine Yahyâ Efendi hazretlerini ziyârete geldi. Selâm verip huzûrunda oturdu. O sırada dergâh tenhâ olup, kimseler yoktu.

Yahyâ Efendi ona;
- Ey temiz insan! Gel seninle bahçede biraz dolaşalım. Allahü teâlânın lütfunun sonu yoktur, buyurdu.

Berâberce çıktılar. Bir yere geldiklerinde, Yahyâ Efendi;
- Sen bize candan bağlısın. Şimdi sana Allahü teâlânın lütfuyla bir iş göstereceğim. Böylece gönlündeki fakirlik sıkıntısı kalmayacak. Fakirlik ateşini söndürmüş ve seni sevindirmiş olacağız, buyurdu.

Sonra yere asâsını vurdu ve;
- Burasını kaz! dedi.

İmâm Efendi orasını açtığında, içinden bir küp altın çıktı. Ona;
-Ne durursun, fakirlik hastalığına çâredir. Bunları sana sonsuz hazîneler sâhibi Allahü teâlâ gönderdi. İstediğin kadar al, buyurdu.

İmâm . Efendi bunları heybesine doldurdu. Yahyâ Efendi ona;
-Ey İmâm Efendi! Dünyâ üzüntüsünü gönlüne sakın koyma. Bunları hayırlı işlere sarfedersin. Yalnız bu sırrı kimseye söyleme. Şâyet anlatırsan o zaman bunlar elinden çıkar, aldırırsın, buyurdu.

İmâm Efendi de;
-Efendim, ben bu işe çok şaştım! Bu kadar altınla memleketime nasıl dönerim. Yollarda haramîler, eşkıyâlar var. Korkarım ki bunları benden alırlar. Nasıl varacağımı bilemiyorum, dedi.

Bunun üzerine Yahyâ Efendi;
-Sana kimse zarar veremez. Bu senin nasîbindir. Var selâmetle git, buyurdu.

İmâm Efendi vedâ edip yola çıktı. Hakîkaten başına hiçbir şey gelmeden Yalova’ya vardı. Kendisini hanımı karşıladı. . Heybedeki altınları görünce, hayretler içinde kaldı ve;
-Bunları nereden buldun? diye sordu.

O da;
-Bu işi sana açıklayamam. Sâdece Allahü teâlânın ihsânı olarak bil! dedi.

İmâm Efendi bundan sonra etrâfına yardım etmeye başladı. Hem yedi hem yedirdi. Ömrü hayır yapmakla geçti.

İnsanlar . onun hakkında;
-Nereden buluyor bunları?” demeye başladı.
Bâzısı da;
-Birisinden emânet almış gâlibâ!
Kimisi de;
-Anlaşılan defîne bulmuş, dedi.

Herbiri bir şey söyledi. Netîcede İmâm Efendi hastalandı. Hastalığı ilerleyince, komşularını başına çağırdı ve onlara;
-Size bu malı nereden bulduğumu açıklamak istedim. Bunun elime girmesine sebep, Yahyâ Efendi hazretleridir. Bugüne kadar kimseye söylemedim. Zîrâ bana, söyleme gizle demişti. Şimdi ise ömrümün sonu yaklaştığından onun kerâmeti unutulmasın diye söylüyorum, dedi ve Kelime-i şehâdet getirerek vefât etti.


« Önceki Sonraki »








Dini Hikayeler
Kimseye Yalan Söyleme
Küpü Kıran Köpek
Eski Çoraplar
Kocasını Şikayet Eden Kad
Kendini Tehlikeye Atmak
Kelime-i Şehadetin Ağırlı
Kefendeki Mektup
Kefen Soyanın Hali
Karunun Hazinesi
Karınca Ile Hz. Süleyman
Kanlı Elbiseler
Kadının Kocasından Kısas
Kadına Yanlış Fikir Veren
Kadın Ve Vali
Kabirde Konuşan Genç
İstanbulun Manevi Fatihi
İpin Hesabı
Şeytanla Karşılaşan Adam
İnsanların En Bilgini
Cuma Namazının Ehemmiyeti
Tüm Dini Hikayeler
 
 
Copyright © 2011 Nazik.net Her hakkı saklıdır. | Mutfak banyo modelleri | Bilezik modelleri | Mobilya dekorasyon | Mobilyalar | Dekorasyon | Sitemap |