Ben şimdi 18 yaşındayım bu olayı anlatınca içim bir aşkla dolar neyse sizede anlatayım.
Ben o zaman 15 yaşında genç bir kızdım ismim Dolunay sınıfta boşlardandım (boş demek bizim sınıfta sevgilisiz demek) zaten boşlarda 3 kişiydi. Aslında arkadaşlarıma özenirdim yine kendimi hazır hissetmiyordum Aslıya şu ana kadar çok teklif geldi ama yinede hepsi ahlaksız iki günde sevgili değiştirenlerdi. Ben güzel bir kızdım sarı uzun düz saçlar ve turkuaz mavisi gözler. Neyse okulun sıradan günlerindendi. Ben yine canım arkadaşım olan Pelin`in yanına oturmuştum (pelinde boşlardan) sohbet ederken içeriye en sevdiğim öğretmenim olan Melek hoca girdi. Ama tek başına değildi. Yanında bir tatlı bir çocuk vardı. Onu şu ana kadar hiç görmemiştim bizim okuldan olamazdı demekki yeni gelmişti. Acayip yakışıklıydı ama benim pek ilgimi çekmişe benzemiyordu. Benim gibi sarı saçlıydı saçlarını dimdik yapmıştı yinede diğer çocuklar gibi inek yalamışa benzemiyordu aksine dik saçları yakışıklılık katıyordu gözleri benim kadar turkuaz mavisiydi. Adı Oğuzmuş. Öğretmenle Oğuz konuşurken Pelin tuvalete gitti. Öğretmende Pelinin sırasını boş zannetip Oğuza oraya oturmasını söyledi. Ben karşı çıktım hocaya , hocam benim yanımda pelin oturuyor dedim . Melek hocada Pelin Semanın yanına otursun nede olsa orası boş dedi ve Oğuz yanıma oturdu. Pelin gelince Sema ona durumu izzah etti. Bir baktım Pelin Oğuzu gösterek göz kırpıyor bir yandan da pis pis sırıtıyordu. Bana Oğuz la çıksana demek istiyordu. Pelin aklını oynatmış dedim içimden. Tenefüste Oğuz la konuşmaya başladık o da boşlardandı. Sınıfın havalı zengin kızlarından Selin geldi ve Oğuz la konuşmaya başladı. Selin gidince Oğuz bana şöyle dedi. Nasıl bir kuz bu başımın etini yedi Maşallah dili pabuç kadar çokta havalı. İçimden bir oh çektim sonra kendi kendime kızdım neden oğuz Selini sevmedi diye rahatlamıştım neyse aradan çok zaman geçti. Artık Oğuz benim için Pelin den öte kanki olmuştu. Beraber birbirimizin evlerine gidiyor ödev yapıyorduk. Sinemaya, cafeye beraber giderdik. Sırlarımızı ilk birbirimize söylerdik. Çok yakındı bana bizi tanımayanlar sevgilimisiniz derdi öyle diyenlere çok kızardık aslında zamanla ona kapılmıştım yinede arada sırada kendimi dizginleyerek dostuluğumuzu bozmamaya çalışıyordum ama onunla beraber olduğum zaman herşey daha iyiydi o da aynı duyguları hissediyordu ama arkadaş olarak yinede tam aşık olmuş sayılmazdım neyse lise 1 böyle süper geçti ailelerimiz bu sürede acayip iyi arkadaş olmuşlardı. Benim annemle Ayşegül teyze (Oğuzun annesi) babamla da ve Ahmet amca (Oğuzun babası) Böylece Oğuz la bizim isteğimiz gerçekleşti yazın aynı yere gidiyorduk. Onlarda bizim yazlık evin yanındaki evi kiraladılar. Yaz çok güzel geçiyordu bütün gün beraber geziyor ve yüzüyorduk bir gün ben , oğuz ve oğuzun arkadaşı Mert beraber plajda hem güneşleniyor hem de sohbet ediyorduk. Mert sürekli bana ahlaksızca bakıyordu. Öff keşke gelmeseydim dedim içimden. İnsan zaten mayo giyince yarı çıplak olur. O bana pis pis baktıkça ben kendimi tamamen çıplak zannettim durumu fark etmiş olan Oğuz Merti dürtükledi. Mert hiç dürtüklenmemiş gibi davranıyordu bir ara Maşallah dedi. İnanamadım bağırdım ona sen ne diyorsun ya dedim. Mertin söyledikleri karşısında köpürdüm. Şöyle demişti , ne demesi ben seni uzaktan seviyorum gerçekler gece olunca yatak odasında gerçekleşecek zaten. Oğuz bunları duyunca kavga etmeye başladılar sonunda Oğuz Merti hakladı ağzı burnu patlamış vaziyette yanımızdan uzaklaştı. Evime döndüğümde bir . ışık yanmıştı sanki içimde seviyor mu? Sevmiyor mu? Ertesi sabah Oğuzu göremedim ve iki gün böyle devam etti. Bir gün annem Oğuz geldi diye seslendi, çok sevinmiştim. Oğuz odama geldi konuşmaya başladık.
Oooo Oğuz bey seni sonunda görebildik.
Yaa Dolunay öyle deme bak sana süper bir haberim var.
Ay merak ettim şimdi . çabuk söyle
Tamam sıkı dur söylüyorum.
Ben artık Meltem le çıkıyorum ! Süper güzel bir haber değilmi ?
Bozulsamda hissettirmedim. Yaa çok güzel bir habermiş .
Oğuz gidince kendimi odama kapattım. Ağlıyordum hiç durmadan. Pelini aradım bana şunları söyledi.
Bak dolunay bu durum senin için çok kötü bir duygu anlıyorum ama ayakta durmalısın lütfen artık ağlama bak sen ağladıkça bende üzülüyorum herşeyi zamana bırak biliyorum sen şuanda hayatındaki en zor aşamadasın ve biliyorsunki hayatının en doğru kararını vermen gerek ve bunu zamana bırak.
Bu sözlerden sonra biraz kendime geldim. İki hafta sonra Oğuz beni konuşmak için çağırdı ve bana şunları söyledi.
Biliyorum bizim dostluğumuz . çok önemli ama elimde bir şey yok ...
Anlamadım Oğuz neden bahsediyorsun ?
Öff şey Meltem ...
Ne olmuş Melteme ?
Yaa benle seni dolaşırken görmüş
Eee bunda ne var biz arkadaş değilmiyiz ?
Ama o sana ondan daha çok zaman harcadığımı söyledi ayrıca hemen hemen her filme gitmiş her cafenin tadına bakmışız bunların birazını onla yapsaymışım bütün yıl boyunca asla ayrılmazmışız , ve can alıcı bölümü daha gelmedi ...
Ne can alıcı mı bunlar bile canıma yetti
Bana şöyle dedi ya o ya ben
İnanmıyorum Meltem böylemi dedi sen ne cevap verdin ?
Ben hemen cevap vermedim düşünmek için zaman istedim düşündüm ve şimdi cevap vermeye gidiyorum ama önce seninle konuşmak istedim.
Anladım ben kimi seçtiğini kim olacak MELTEM
Ama hiç bilmediğin , dostun sana günden güne bağlandı ve bu bağlanma sadece dostluktan ibaret değildi. Daha yoğun duygular içeriyordu.
Arkadama bile bakmadan evime doğru koşmaya başladım duyduğum tek şey Dolunay . bir dakika dur diye bağırmasıydı. Evime kapandım ağladım çok ağladım. Tatilim Oğuz dan ve Meltem den kaçarak geçti. Lise ikiye geçmiştik. O hala bizim okuldaydı ve Meltem denen kızda okuldaydı bu sene bizim okula gelmişti. İlgimi çeken bir şey vardı Oğuz ve Meltem ne konuşuyor nede bakışıyolardı. İki farklı insan gibi davranıyorlardı birbirlerine. Bir gün Oğuzun yakın bir arkadaşı olan Emre yanıma geldi ve bana şunları söyledi.
Bak Dolunay söylediklerimi sonuna kadar sözümü kesmeden dinle inanki beni senin yanına Oğuz göndermedi hatta geldiğimi bile bilmiyor. Bak Oğuz çok mutsuz yemeden içmeden kesilmiş uyumuyormuş uyusa bile sürekli Dolunay diye sayıklıyormuş. Ayrıca Meltem seçim yapmasını söyleyince hiç zora girmemiş ama yinede zaman istemiş ve biliyormusun zora girmesinin sebebi seni seçmesiymiş ve sen evde ağlarken o Melteme git başımdan ben Dolunayı seçtim ben hep onu seviyordum diye bağırdı.
Okul çıkışı yanına koştum ve beraber yürümeyi teklif ettim şaşırmıştı kabul etti. Bende ona açıldım onu deliler gibi sevdiğimi söyledim ve defalarca özür diledim. O da benden özür diledi ve içindekileri döktü. Sonra beni dudağımdan öptü. O an nasıl utandım bilemezsiniz yinede öpüşünce kaçan kızlar gibi yapmadım. Sonra çıkmaya başladık. Meltem bizi gördükçe çıldırırdı. Şimdi öğrendimki Meltem ve Mert beraber gayet mutlularmış. Tabi bizim kadar olamazlar. Şimdi 18 yaşındayız ve hala mutluyuz üniversite bitince evlenmek istiyoruz onu çok seviyorum tabi o da beni seviyor ...