Sen bilirmisin insan nasıl kendini unutur. Nasıl haykırmak isterde sesi boğazında düğüm olur. Konuşmak istersin konuşamazsın, kaçmak istersin kaçamazsın, hatta gözlerindeki yaşlar bitmiştir, ağlayamazsın ...
Sen bilirmisin benzine su bulanmış bir insan titrek, cılız bir kibritin aleviyle nasıl tutuşur nasıl sokaklara, evlere, hatta kendine bile sığmaz olur. Düşünmek istersin . düşünemezsin, unutmak istersin unutamazsın ...
Sen bilirmisin, nasıl bir örümcek kemirir durur beynini. Evet canım, bende bilmezdim bir zamanlar hatta düşünmezdim bile bu kadar acımasız değildir derdim insanlar. Ama oluyormuş, ama öğretiliyormuş insana. Yudum yudum ömründen çalıp hayallerini, umutlarını, daha da ötesi kendini bile unutabiliyormuş insan.
Haykırıyor, isyan ediyorum bazen kendime ama elden ne gelir bütün dertler, acılar yine benimle. Olsun diyorum varsın buda olsun alışırım diyorum, işte bu arada bir mermi daha vuruluyor beynime. Olmuyormus canım, alışılmıyormuş bu acıya.
Acınında acısı vardır bende biliyorum. Ama kalbim kaldırmıyor artık, öylesine yorgun, öylesine geçmişim ki kendimden, artık insanlar bile vazgeçer olmuş benim bu halimden zaman diyorum, ilaç diyorum, buda geçer diyorum.
Ama itiraf edeyim mi sana buna artık bende İNANMIYORUM...
Sen bilirmisin, sensizligin ne demek olduğunu, bilemezsin tabiki çünkü sen hiç sensiz kalmadın ki.
Benim gibi ...